19 Mayıs 2012 Cumartesi

Kansızın Kan ile Savaşı

   İnsanoğlu var olduğu andan günümüze kadar  birçok savaş yaşandı. Bu savaşların kimi tamamen ekonomik amaçlara hizmet ediyordu. Bazılarında dinsel ayrılıklar ön plandaydı. Ancak hiç bir savaş, direkt olarak ırk farklılığına dayanmıyordu.  Irksal farklılık, ekonomik, dinsel, yönetimsel gücü başkalarına, başka insanlara zarar vererek kazanmaya çalışanlar için bir bahane oluşturuyordu. Asıl amaçları, kendilerine benzemeyen insanları aşağılayarak, onların haklarının olmadığını iddia ederek, hatta onları insan yerine koymayarak, onların ellerinde bulundurdukları zenginlikleri sahip olmaktır. Buna en güzel örnek Afrika'nın sömürülmesidir. Fransızlar Afrika kabilelerinin zenginliklerini ele geçirirken aynı zamanda onları köleleştirmiştir. Dünyaya onların köle olarak geldiğini, kölelerin mal edinmemesi gerektiğini, bunun yerine Avrupa'daki gelişmiş, uygar insanların yaşamlarının daha da iyileştirilmesi için bu malların kendilerinde olması gerektiğini savunmuştur. Savunmalarının sonucunda da üstün Avrupa ırkları ve köle Afrika insanları doğmuştur. Avrupa'da ırkçılık böyle çıkış yaptı. Aynı şekilde Amerika'da da tamamen ekonomik çıkarlara dayalı bir şekilde "zenci"-beyaz ayrımı yapıldı. Irkçılık, ırklara göre değil, ten rengine, daha doğrusu zengin ama bu zenginliği kullanamayan insanla , mal varlığı olmayan ve başkasının varlığına göz diken arasında yaşandı. Bilinçli bir şekilde ekonomik çıkarlar için gerçek sebep bu olmadığı halde ırkçılık gösterildi. Aynı şey Hristiyanlık ve İslamiyet'in yayılma aşamasında da baş gösterdi. Emeviler döneminde Talkan ve Curcan şehirlerine giren Arap orduları, İslamiyeti kabul etmediler diye 24 kilometre boyunca 40.000 Türk'ü ağaçlara astılar, mallarını, hayvanlarını, tüm zenginliklerini "İslamiyet için" ele geçirip paylaştılar. Sebep yine sadece ırkçılık gibi gösterildi. Kimse yapılan ırkçılığın altında yatan gerçek nedeni anlayamadı.


Gerçek ırkçılık nedir?
   Bizim ırkçılığımızın amacı ırkımızın dışında olan insanların hayatlarını ya da mallarını gasp etmek olmadı. Tarihte hiç bir Türk boyu kendilerine düşmanlık beslemeyen bir millete saldırmamış, tam aksine onlarla dost ilişkiler kurmuştur. Türk ırkı bu yüzden diğer birçok milletçe kıskanılmıştır. Bizim ırkçılığımız da işte bu yüzden vardır.  Biz ekonomik ya da dinsel çıkarlarımız için değil, diğerlerinden üstün bir ahlak yapısına, diğerlerinden daha sağlam ve eşitlikçi bir töreye sahip olduğumuz için ırkçıyız. Irkçılığımız, başkalarına saldırmayı değil onlardan üstün kalmayı sağlamak için ve bu üstünlüğü kanıtlamak için vardır. Irkçılığımız, sırf toprağı zengin diye o zenginliği ele geçirmek için bir insanı zenci diye aşağılamaz. Müslüman ya da müslüman değil deyip başkasının malına göz dikmez. Bu aşağılık oyunlar ancak kendisi melez olduğu halde, melez bir kültüre sahip olduğu halde, hem soygunculuk yapan hem de kendini yüksek görmeye çalışan ucuz Avrupa ve Amerika halklarının işi olabilir. Türklerin böyle aşağılık oyunlar için ırkını ortaya atmasına gerek bile yoktur. Türkün en büyük zenginliği, damarlarında gezen asil kandır. Kanı, kanların en yücesidir. 


   Türklük, ekonomik çıkarları, hak sömürülmelerini, insanları katlederek onların cesetlerine basarak yükselmeleri, dinsel sömürülmeleri görmezden gelen daha üstün bir ahlak yapısına sahiptir. Türklüğün bunlara ihtiyacı olmamıştır, olmayacaktır.


   Irkçılık ırkları yükseltmek için yapılır. Yukarıda bahsettiğim şeyler bir ırkı yükseltmez. Aksine onu aşağılık bir ırk yapar. Türk töresi, Türk ahlakı dışındaki her ahlak yapısını reddediyoruz. Biliyoruz ki bunu yapmazsak çorbaya su katmış oluruz. Elimizde var olan şeyi korumak birincil görevimiz.
Uygarlaşma/çağdaşlaşma adı altında bize verilmeye çalışılan Avrupa ve Amerikan kültürlerine karşıyız. İslamiyet/müslümanlık adı altında gizlice Araplaştırılmaya karşıyız. Türklüğün var olabilmesi için batılı ya müslüman olmasına gerek yoktur. Türklük, batılılıktan ve tüm dinlerden üstündür. Bu yargıya şiddetle karşı çıkan batı hayranı ve yalakaları, Araplaşmış çöl bedevileri olacaktır. Batılılık hayranları gelişmişliği istediklerini söylerler. Asıl istedikleri batı kültürü, Fransız şarabı, Alman birası, İtalyan yemeğidir.  İslamcıların isteği tam bir müslümanlık değil sapkın ruhlarını engellemek için burka giymek giydirmek, bir düzine kadınla birlikte olup aynı zamanda dansöz oynatarak cenneti garantilemektir.


   Ne batılılık, ne de islamcılık, Türklüğün önüne geçememiştir. Batılı melezler Türkleri Avrupada istemezler. Elbette istemezler. Kendileri melez bir kültüre, melez bir halk yapısına sahip olduklarından, Türk kültürü ve ırkından çekinmektedirler. Türkleşmekten çekinirler. Zamanında birçoğu Türkleştiğinden, aynı şeyin bu yüzyılda da olmasından korkarlar. Melez Arap kabilelerinin Müslümanlık bahanesiyle Türkleri Araplaştırmaya çalışması da bir korkunun sonucudur. Türklerin İslamiyeti kabulü onlar için bulunmaz bir fırsattır. Türkler artık onların oyuncağıdır. Onlar "Biz kardeşiz" derler. Sonrada arkamızdan hançeri saplayanlar ilk onlar olurlar. Müslüman müslümana kıymaz derler. Ancak Türkünde müslüman olduğunu unutur,  onun canını almak için büyük bir şevkle hareket eder. İşte bizim ırkçılığımız buna engel olmak için vardır. Milletimize anlatılan "Batılı olmak büyüklüktür, Müslümanlık her şeyden önce gelir" uydurmaları bize aşağılık duygusunu verip bizi yok etmek içindir.


   Melez Osmanlının sınırlarıyla övünürler, üç kıtaya yayıldık derler. Bunu da İslamiyete borçlu olduklarını söylerler. Acaba bunlar Büyük Hun Devletini, Avrupa Hun Devletini, Göktürk Devletini hiç mi bilmezler? Atalarımızın kurduğu devletleri harita üzerinde hiç mi görmemişlerdir?
Gelişmişlik için Batıyı örnek alanlar, Uygurları hiç mi duymamışlardır?  Onlar bunu bilirler, ancak işlerine gelmeyen bu bilgiyi paylaşmazlar.  Arap-Acem-İngiliz-Fransız kırması olduklarından, kendilerini Müslüman olarak tanımlarlar. Yine soyu artık tamamen karışmış olan Alman, Fransız ve diğerleri kendilerini Avrupalı olarak tanımlarlar. İçimizden bu hataya kapılıp kendini böyle tanımlayanlarda vardır. Biz kendimizi yalnızca Türk olarak tanımlayan, kendini Türklüğün bayraktarı olarak gören kişileriz. Türk kanını, kültürünü, töresini taşımaktan gurur duyuyoruz.

1 yorum:

  1. Irkına ve Irkçılığa karşı olanlar için yazılmıştır.

    YanıtlaSil

Düşüncenizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.